OKUL

Okul Çağı Çocukları

    Çok değil, yaklaşık 10- 15 yıl önce, biz okul sıralarındayken yerinde duramayan, sırasında oturamayan, öğretmenin okuduğunu bir başından, bir sonundan yakalamaya çalışan, ders sırasında çok konuşan ve arkadaşlarını konuşturan, ödevlerini yapmadan gelen ve ders araç gereçlerini sürekli evde unutan çocuklar yaramaz veya tembel diye adlandırılırlardı. Öğretmenlerimiz bu yaramaz çocuklar üzerinde bin bir çeşit düzeltme yolu deneyip sonunda usanır, velisini çağırıp, toplantılarda örnek kötü çocuk ilan edip, sonra onları olduğu gibi kabullenmek zorunda kalırlardı. Yalnız öğretmenler değil, bu çocukları aileleri ve sınıf arkadaşları da bir süre sonra olduğu gibi kabul edip müdahalelere girişmezlerdi.

    Yıllar geçti ve eğitim alanında yenilikler birbirini takip etti. Hem öğretmen hem öğrencilerimiz teknolojiyi daha sık kullanmaya başladı, psikolog ve pedagoglarımız eğitim alanında daha sık görev almaya ve bilgilerini sunmaya başladılar. Batı dünyasının araştırmalarını takip fırsatlarından yararlandık ve bu yaramaz çocukların yüzü gözümüzde değişti. Şimdi derslerine kendini veremeyen bir çocuğun dikkat dağınıklığı, hiperaktivite, aile çatışmaları, özgüven problemlerinin tehdidi altında olabileceğini düşünüyoruz. Okul başarısı düşük olan birçok okul çağı çocuğunun okula uyum sağlamakta isteksizlik yaşamasının nedeni kendisini bir şekilde akranlarından farklı hissetmeye başlamasıdır. Gerek zihinsel açıdan yetişemediğini veya bazı akademik kazanımları edinemediğini hissetmesi, gerek ruhsal açıdan diğerleri ile aynı moral ve zihin rahatlığında olmayışı çocuğa diğerlerinden farklı olduğunu hissettirir. Çocuk problemi çözmeye çalışırken yetişkinler daha fazla öğrenmesi için veya çabalamadığı gerekçesiyle baskı uyguluyorsa çocuk çabalaması gerektiği gerçeğinden kaçmaya başlar.

   Kaçış, zamanla geriye dönülmez açıklıkları getirir. Çocuk tembel veya yaramaz kalıpları ile etiketlenir, kendisini etiketler, özgüvenini yitirir, bundan sonra istese de yapamayacağını düşünmeye başlar, okuldaki programın çok gerisinde kalır ve geçmesi gereken konular üzerine bir yük gibi binmeye başlar. Bu süreç sınıfı değersiz bulmayla başlayıp okulu bırakmaya, yaşam yolunu yanlış yönlendirmeye kadar gidebilir. Bu nedenle çocuk okula adapte olamamışsa, okul başarısını yakalayamamışsa, okul başarısında son dönemlerde düşüş yaşanıyorsa, öğretmeninden davranışları veya ilgisizliği ile ilgili şikâyetler geliyorsa önce ebeveynin problemi anlamaya çalışmasında fayda var.

Neler Yapabilirsiniz?

1-Öncelikle ailenize bakın ve özellikle ebeveyn tutumlarınızı inceleyin. Çocuğun ilk stresi en güvendiği insanların yani anne ve babasının onu koruyamadığını hissetmesiyle başlar..

2-Çocuğun hislerini anlamaya çalışın. Yaşamayı istemediği deneyimin tam olarak ne olduğunu tespit edin. Bazen çocuk okula gitmek istemiyorum dese de “Arkadaşlarımın benle dalga geçmesi beni çok üzüyor” veya “Okulda çok eziliyorum” cümlesini anlatmaya çalışır. Sizin sorularınız çocuğun gerçek problemini açığa çıkarabilir. Böyle bir durumda çocuğa savunma ve özgüvenini arttırma stratejileri öğretebilirsiniz..

3-Çocukların frekansından gidebiliyorsanız, sizinle çok güzel işbirliği yaparlar. Gerçekten çabalaması gerektiğine ve güçlükleri sabır ve çabayla birlikte aşacağınızı onlara açıklayabilirsiniz. Bu konuda bir anlaşma yapabilirsiniz ve birbirinize bazı sorumluluklarınızı yerine getireceğinize dair sözler verebilirsiniz ( siz de bazı durumlar için sözler verin).

4-Dikkat eksikliği, okul fobisi, ayrılık anksiyetesi, zekâ geriliği, üstün zekâ, adaptasyon sorunları, davranış sorunları, özgüven eksikliği gibi problemlerin olup olmadığını kontrol etmek için çocuk testleri ile ilgilenen bir psikologa veya kuruma başvurun. Bir problem varsa da yoksa da psikolog size çocuğun eksikliklerini hangi tutum ve davranışlarla tamamlamanız gerektiğini açıklar ve yol gösterebilir.