İLETİŞİM

Kocam beni anlamıyor… Karım hala neyi anlatmaya çalışıyor? Çocuğum söz dinlemiyor…

   İletişimin özünü anlamak çok basittir: Karşı tarafa bir mesaj iletirsiniz veya size bir mesaj iletilir. Bu mesaj ya bir istek, ihtiyaç ya da 3 D’dir ( Düşünce/ Duygu/ Davranış) Bu mesajı her şekilde aktarabilirsiniz ( ses, görüntü, dokunuş, lezzet ve mis kokularla).

   • İlk tanıştığınız dönemi hatırlayın… Onunla görüşeceğiniz zaman güzel giyinmeye çalıştığınız zaman, güzel kokular süründüğünüz zaman… “ Beni güzel bulman benim için önemli” mesajını iletmiştiniz.

   • Sofrayı donattığınız zaman… “ Sana hizmet etmekten hoşlanıyorum.”, “ Sana lezzetli yemekler pişirecek kadar değer veriyorum” , “Seni mutlu etmek hoşuma gidiyor” mesajlarını ilettiniz.

   • Eve geç geleceğinizi arayarak haber verdiniz. “ Seni önemsiyorum”, “Kararlarımı senle paylaşıyorum” mesajlarını ilettiniz.

   • Bağırdınız. “ Sesimi sana dinletemiyorum”, “Sana karşı öfkeliyim”, “Konuşmam sana yeterli gelmiyor” mesajlarını iletiyorsunuz.

   • Ağlıyorken ona sarıldınız…”Hissettiklerini anlıyorum” , “Üzüntünü paylaşıyorum”, “ Yanındayım” mesajlarını ilettiniz.

   • O konuşurken bulaşık yıkıyor ya da TV izliyorsunuz… “ Anlattıkların benim için önemli değil” , “ İlgilenmiyorum” mesajını ilettiniz.

   • Konuşurken kaşlarınızı kaldırdınız… “ İlginç buldum” , “ dinliyorum” mesajlarını ilettiniz. İşte bunun gibi bin bir türlü hareket iletişimin büyük bir parçasıdır. Bunlar beden dilidir. Beden dili, karşı tarafa aktardıklarımızın %60’ını kapsar. Bizler genelde yalnız konuştuklarımızla anlaştığımızı düşünürüz, oysa sözler iletişimde yalnızca %20’lik bir rol oynar. Özelikle bu sözler suçlama veya yargılama içeriyorsa anlaşılma etkisi sıfıra yakındır; çünkü suçlama cümleleri daha karşımızdakinin zihnine girmeden duvara çarparlar ( kişi bu cümlelerden kendini korumak için savunma geliştirir).

   Suçlama ve yargılama içeren cümleler genellikle sen dili ile kullanılanlardır.

 •Sen dili

 •Yapmıyorsun,

 •Gerektiği gibi davranmıyorsun,

 •Beni anlamıyorsun,

 •Yine evi dağıttın,

 •Bana anlayışlı davranmadın,

 •Benimle ilgilenmedin,

 •Kaçtın, söyledin, gitmedin, almadın…. -dın, -tın, -sın… Yani “SEN”!

   Sen dili hem karşı tarafı yargılar hem de davranış ve sonuçlarla ilgilidir. Sen dilinde duygulara yer yoktur. “Beni üzdün” cümlesi sen dili ile kurulmuş bir cümledir, içinde duygu kelimesi olmasına karşın karşı tarafın yaptığı bir şeyi vurgular. Sen dili ile kurulan cümleler iş birliğine, çözüme açık değildir; çünkü karar artık tek taraflı alınmıştır. Yapmadın, demek yapmalıydın, demek anlamına gelir ( yapman gerektiğine ben karar verdim bile). Anlaşmak istiyorsanız, çatışmasız problemlerinizi çözüme ulaştırmak istiyorsanız, her iki tarafın da kararlarına saygı duyuyorsanız ve incitmek ve incitilmek istemiyorsanız iletişimde ben dilini kullanın.

 •Ben Dili

 •Olmadığını görüyorum

 •Yapman gerektiğini düşünüyorum.

 •Beni anladığını hissedemiyorum

 •İlgisiz kaldığımı hissediyorum.

 •Evin sorumluluklarının tümüyle yerine getirilmediğini düşünüyorum.

 •Gitmen beni üzer.

 •İlgi görmek beni mutlu eder.

 •Paylaşmak hoşuma gidiyor.

  Ben dili ile duygu ve düşüncelerinizi kolayca aktarabilirsiniz. Ben dili karşı tarafı suçlamaz, durumu olduğu gibi ortaya koymayı hedef alır ve çözüme davet eder.

Psk.Kemale GÜNHAN