SINAV VAR!

   - Sınavdan kaç puan aldın?

   - Hedefin neresi?

   - Çalışma planın var mı?

   - Sıradaki sınav ne zaman?

   - Denemen nasıl geçti?

   - Ne olacaksın?

   - İş imkânı var mı?

       Sınav, sınav, sınav…

  Gençler bunalıyor. Ders çalışmak isteseler de çalışamıyorlar. Benliklerini inşa etmeleri gereken yaşlarda kendi geleceğini inşa etmek zorunda olduklarını düşünüyorlar. Yaşamlarının tüm kontrolünün kendi ellerinde olduğu yanılgısıyla karşı karşıyalar. Böylece olası bir hayal kırıklığı karşısında ortada kalan tek suçlu, yine kendileri olacak. Geleceğin taslağı onlar üzerinde baskı yaratıyor. Nasıl bir hayatın onları memnun edeceğini sorgulamıyorlar. Hayallerinin ne olduğunu bilmiyorlar, belki bu konuyu düşünmeye ya da söylemeye cesaret edemiyorlar. Çünkü hayallerle kimse ilgilenmiyor. Çevrelerindeki herkes sınav ile ilgileniyor: arkadaşları, öğretmenleri, rehber öğretmeni, ebeveynleri, kurs çevresi, komşusu, kuzeni, kardeşi…

  Bir genç danışanım, trafik kazasından ucuz kurtuluyor. Kazanın tarihi sınav öncesine denk geliyor. “Oysa” diyor, kimse yaşıyor olduğumla ilgilenmedi… “Sınava kadar yaşamam gerektiğini düşündüler. Akrabalarım ve komşumuz sonraki hafta aradı, ama sınavdan kaç puan aldığımı sordular.”

  Birisi, hayatının kontrolünü eline almaya çalışan gence destek vermeli. Benliğinde geliştirdiği değerlerle nereye kadar yol alacağını ona göstermeli. Seçtiği bölümden mezun olunca nasıl bir hayat yaşamak istediğini sormalı. Hayallerinin gerçeklerle olan yakınlığı sorgulanmalı. Hangi değerlerin, onun istediği yaşama ışık tutacağı konusunda konuşulmalı. Birisi, sınavın, onun mutluluğa giden yolculuğunda yalnızca bir kapı kolu olduğunu ve açılabilecek başka kapıların da olduğunu göstermeli. İnsanlar, iş imkânı sunan bir bölüme girmeyi başarmanın hayat yolunda mutlu etmeyeceğinin farkında olmalı. İnsanlar, bir sınavı geçebilecek kadar çok puan almanın insanı başarılı yapmaya yetmeyeceğinin farkında olmalı.

  “Ben sınavdan aldığım puanın tümü değilim. Benim bir kişiliğim var. Benim hayatım, okuduğum bölüm değil. Size saçma gelen, bende mutluluk yaratan uğraşlarım var. Sınav ya da iş ile ilgili olmayan kaygılarım var. Benim seçimlerim var. Yaşam yolculuğumda bana güç veren değerlerim var. Ben de istiyorum başarılı olmayı. Ben de istiyorum çalışmayı. Ben de istiyorum, iyi para kazanmayı. Ancak bunlar istediklerimin yalnızca bir kısmı. Ben makine değilim, insanım.”