CİNSEL YAŞAM

CİNSEL YAŞAMI OLUMSUZ ETKİLEYEN DURUMLAR

Kaygı - Gerginlik- Korku: Cinsellikten haz almak için rahat, huzurlu, güvenli bir ruh hali yaratmak şarttır. Korku, kaygı, stres gibi ruhsal durumlar bedeni gergin- savaşa, mücadeleye hazır moda sokar, gevşemeyi ve uyarılmayı engeller, dokunsal algı hissini azaltır.

Yanlış Cinsel İnançlar: Cinsel bilincimizi oluşturan kültür, ebeveyn ve arkadaşlarımız, komşularımız, gazete, dergi gibi yayınlar, karikatürler, fıkralar, deyimler, reklamlar, pornografiler eksik veya yanlış bilgi kalıpları aktarabilirler. Bu yanlış bilgiler cinselliği kısıtlı yaşamamıza neden olabilir.

Özgüven Eksikliği:Kendi yüzünüzü, sesinizi, teninizi, vücudunuzu sevmezseniz onu bir başkasının sevmesini bekleyemezsiniz.

Yetiştirilme Tarzı: Dokunmanın, yakınlaşmanın, sevilmenin olmadığı bir aile içinde yetişmişseniz, dokunmanın- yakınlığın önemini bilemezsiniz; günahın, suçun bedelinin ağır olduğu bir ailede yetişmişseniz suçluluk ve güvensizlik duyguları taşırsınız…

Travmatik Yaşantılar: Çocuklukta veya yakın geçmişte yaşanan taciz, tecavüz, kürtaj, düşük, başarısız geçen bir cinsel ilişki, bekâretin beklenmedik bir şekilde bozulması, mastürbasyon sırasında ebeveynlere yakalanma gibi travmatik deneyimler cinsel yaşamı olumsuz etkileyebilir. Deneyimi yaşamış kişinin kaygı, endişe duyguları taşımasına neden olabilir.

Suçluluk Duygusu: Kültürel ve dini değerlerimiz cinselliğin ancak karı- koca arasında yaşandığı sürece uygun; diğer tüm durumlarda suç ve günah olabileceği yönündedir. Bu değerler içinde yaşarken cinsel yönümüzü yeni keşfetmeye başladığımız ergenlik çağında cinselliği zihnimize suç ve günah olarak kaydederiz. Evlendiğimizde düzenlenen cinsel yaşam artık kabul edilebilir olsa bile geçmiş kayıtlar izlerini taşır. Suçluluk ve günahkârlık duyguları her cinsel deneyimde içimizde kaygı büyütür ve haz almamızı engeller.

Ebeveynlerin Yapışık Bağları:Her sağlıklı çocuk gelişimi gereği zamanı gelince yürümeyi öğrenip annesinin kucağını terk edecektir. Bazen aşırı koruyucu olan anneler, otorite ve gücünü kaybetmek istemeyen babalar çocuklarının başka bir kucağa veya başka bir güç kontrolü altına girmesini kabullenmeyebilirler. Bu durumu cinsel yaşamını özgürleştirmek isteyen genç hisseder ve ebeveynlerinden sağlıklı ayrılmayı gerçekleştiremez ve cinsel yaşamına bu bağlanmayı olumsuz olarak yansıtır.

Olumsuz Konuşmalar: : Suçlama, aşağılama, alay etme, tehdit etme gibi konuşmalar ilişkiyi olumsuz etkiler ve cinsel yaşamın bu olumsuzluktan etkilenmesi olasıdır.

Yakınlık Korkusu: Derin bir aşk yaşadıktan sonra terk edilme, anlaşamayıp ayrılma, aldatılma, ebeveyn ilişkilerinde yakınlığın kurulamamış olması, anneden erken dönemlerde ayrılma gibi durumlar bağlanma sorunlarına yol açar. Bağlanma sorunu bir sonraki ilişkimize yakınlık kurmaya karşı tepki şeklinde yansır. Yakın olursam yine acı çekerim, korkusu derin ilişki yaşanmasına engel olur. Cinsel yaşamda, partnerle yakınlaşamamaya yol açabilir.

Psikolojik Bozukluklar: Kişilik- Kimlik kargaşaları, Narsistik, Borderline, Bipolar gibi patolojik yapılanmalar, İçsel çatışmalar, oturmamış cinsel kimlik algısı yakınlık- bağlılık- birleşme sorunları getirebilir.

İdeal Ortamın Yokluğu: Misafir veya ebeveynlerle evin paylaşılması, stresli yaşam ortamı, çocuklarla aynı odada kalınması gibi durumlar cinselliğin rahat yaşanmasına engel olur, stres yaratır. Cinsel yaşamınızı sağlığına kavuşturmaya çalışırken mutlaka ideal ortamı yaratmalısınız.

Monotonluk: Tek düzelik göreceli olsa da bazı çiftlerin ilişkisini olumsuz etkileyebilmektedir. Çekici mesajlar gönderme, notlar yazma, partnerine özel bir şey giyme, aşk oyunları bu sabitliği önlemenize yardımcı olur.

Güven Eksikliği: Karşınızdaki kişi ile mahremiyetinizin en derin alanlarını paylaşıyorsunuz, bedeninizi rahatça bırakıp keyif almaya bakıyorsunuz… Zarar göreceğinize dair şüpheler taşırsanız bunları yapamazsınız.

Güç Savaşı: Partnerlerin üstünlük savaşı cinselliğin paylaşılmasında koz kullanma, silahlanma, üstün kalmaya çalışma, güç gösterisinde bulunma türünden davranışlara yol açabilir.

Zihnin Yoğunluğu: Yapılacaklar listesini baştan sona sürekli zihinde tekrar etmesi, yemeğin altının kapatılmış ya da unutulmuş olduğu fikri, işte patronun ağzından çıkan kelimelerin sayıklanması… Zihni susturmayı öğrenmeden cinsellikte hazza odaklanmak çok güçtür.